Parion Antik Kenti

Parion, Çanakkale Boğazının Anadolu kıyısında, Marmara denizine doğru genişlediği doğu bölümde yer almaktadır. Günümüzde antik kentin merkezi, Çanakkale İli, Biga İlçesi, Kemer Köyü sınırlarında bulunmaktadır. Marmara Denizi kıyı kenti olan Parion, antik dönemde günümüzdeki gibi net sınır ayrımları olmadığı için, farklı bölgelerde değerlendirilmiştir.

Strabon, Parion’u Troas’ta, Lat. Claudius Ptolemaius Mysia’ da, Pseudo- Scyclax Phrygia’da kabul etmiştir. Günümüz araştırmacılarının büyük çoğunluğu sikke kataloglarına dayanarak Parion’u Mysia kenti olarak sınıflandırmaktadır. Ancak 2005 yılından beri yürütülen çalışmalarda özellikle nekropolis alanından elde edilen veriler göz önünde bulundurularak Parion,  bir Troas kenti olarak kabul edilmektedir.

Antik Parion, batısında Lampsakos, doğusunda Priapos ve güneyinde Skepsis gibi büyük kentlerle komşudur. Bununla birlikte Parion çevresinde pek çok küçük kentten bahsedilmektedir. Bu kentlerin bazılarının yeri tam olarak belirlenememiştir. Antik kaynaklarda ve araştırmalarda Parion ile Priapos arasında üç kentten bahsedilmektedir. Bu üç kent Adresteia, Linon ve Pitia’ dır. Adresteia önemli bir kült merkezidir. Kentte Apollon Aktaios ve Artemis’in tapınakları bulunmaktadır.Hellenistik Dönem’ de Parion’da Hermokreon tarafından inşa edilen sunakta, Adresteia’da bulunan Apollon Tapınağı’nın mimari parçaları kullanılmıştır. Küçük bir kent olduğu anlaşılan Adresteia zamanla Parion topraklarına katılmıştır. Pek fazla bahsedilmeyen Pitia ve salyangozuyla ünlü olan Linon, Parion ile Priapos arasında kalan diğer küçük kıyı yerleşimleridir. Günümüzde Pitia için Aksaz, Linon için Şahmelek yerleşimleri önerilmektedir. Parion’un batısında ise yine küçük bir yerleşim olan Paisos bulunmaktadır. Az da olsa bilinen yerleşimler dışında, Parion çevresinde bulunan ancak yeri belirlenememiş İliokolone, Hermaionve Lampsakos tarafında bulunan Abarnisadındaki yerleşimleri de Parion’un uzak komşusu olarak nitelendirebiliriz.

Eusebius, Parion’ un M.Ö. 709 yılında kurulduğunu söylemiş olmasına karşın, bugüne kadar yapılan çalışmalarda bulunan en erken seramikler M.Ö. 625- 600 yıllarına tarihlenmiştir. Parion’un antik kentinin kuruluşunda Erythrai, Miletos ve Paros kentlerinin adı geçmektedir. Strabonve Aeneas Tacticus, Miletos kolonisi olduğunu ifade ederken,  PausaniasParion’un Erythrai tarafından kurulduğunu belirtmektedir. Frisch, Parion isminin Paros’tan geldiğini ve bu yüzden Parion’un Paroslular tarafından kurulduğunu söylemiştir. Antik ve modern kaynaklardan edinilen bilgiler çelişkili ve bu konuyu aydınlatmakta yetersizdir. Kısa bir süredir kazılan kentin en erken buluntuları da kurulduğu söylenen tarihten şu an çok uzaktır. Kentin dip tarihi hakkında ayrıntılı çalışmalar yapıldıkça bu konuda daha fazla şey söylemek mümkün olacaktır. Fikir birliğinin olmadığı bir konu da, Parion isminin kökenidir. Bu konuda üç görüş bulunmaktadır. Bunlardan ilki yukarıda bahsedildiği gibi Parion kökeninin Paros’tan geldiği, diğeri Erythrailı göçmen Iason ve Demetria’nın oğlu Parius’dan türediği, sonuncusu da ismin Troia prensi Paris’ten kaynaklandığı ve Paris’ in şehri anlamına geldiğidir.

Kentin kurulduğunun düşünüldüğü M.Ö. 709 yılından sonra Parion’dan tarihi bir olay içinde bahseden yazar ilk Herodotos’ tur. Herodotos, Anadolu’ nun Pers hâkimiyeti altında olduğu dönemlerde Skythler ile Persler arasındaki savaş durumunda Parion satrapı Herophantos’ un adından söz etmiştir (M.Ö. 514- 513). Burada özgürlük ve güç arasında seçim yapmak zorunda kalan tyranlar, Dareios’un tarafında kalıp Skythler’i kandırmışlardır. M.Ö. 497’ de İonia isyanına katılan Parion, Pers komutanı Daurises’ in Troas şehirlerini tek tek ele geçirdiği seferde, Karia’ da da isyan çıkması üzerine şans eseri kurtulmuştur. Parion M.Ö. 478- 477’ de Delos Birliği’ne üye olmuştur.  M.Ö 431- 404 yıllarında Atinalılar ile Spartalılar arasında patlak veren Peloponnessos Savaşları’nda Parion, Atinalılar‘ın tarafında yer almıştır. Hatta KsenophonM.Ö. 410 yılında Alkibiades’ in seksen altı kadırgalık donanmasını Parion’ da toplandığını belirtmiştir. Bu da Parion limanının büyüklüğünü ve konumunu göstermesi açısından önemlidir.

Ksenophon, Onbinlerin Dönüşü (Anabasis) adlı eserinde Parion adından bir kez daha söz etmiştir. Bu eserde Parion elçilerinin Odrys Kralı Medokos ile bir ittifak yapmaya geldikleri, kral ve karısına hediyeler getirdiği söylenmektedir. Bu tip stratejik jestlerin Parion’un Trakh topraklarındaki amaçları doğrultusunda yapıldığı söylenebilir. Parion M.Ö. 387’ de Kral Barışı sonrası tekrar Pers egemenliği altına girmiştir. Büyük Aleksandros’un M.Ö. 334’ te Persler‘i Granikos Savaşı’nda yenmesiyle Anadolu’da yeni bir dönem başlamıştır. Bu dönemde Troas ve tabiî ki onun bir kenti olan Parion Makedonya idaresine geçmiştir. Bu dönem ve peşinden gelen yaklaşık otuz yıllık dönem boyunca antik kaynaklarda Parion’ un adı doğrudan geçmemektedir. Ancak bu dönem Troas genel tarihi içinde geçirdiği evreler ile açıklanabilmektedir. Büyük Aleksandros’un ölümü sonrasında M.Ö. 323’ te, Troas onun generallerinden Antigonas’a bağlanmıştır. Bu dönemde Parion’un adı ortaya çıkmaktadır. Aeneas Tacticus’ un bildirdiğine göre, Abydoslu Iphiades bu dönemde Parion’ u ele geçirmek için gizli bir hazırlık yapmaktadır (M.Ö. 306) . Aynı tarihlerde Parion’un İlion federasyonuna katıldığı bilinmektedir. Yüzyılın sonuna doğru Antigonos’ a karşı birlik oluşturan Lysimakhos ve Seleukos İpsos Savaşı‘nda (M.Ö. 301) Antigonos’ u yenmişlerdir. Savaş sonunda Antigonos ölmüş, Anadolu’nun batı bölümü Lysimakhos’un eline geçmiştir. Ortak düşmana karşı birleşen Lysimakhos ve Seleukos sonunda karşı karşıya gelmiş ve M.Ö. 281’ de Kurupedion Savaşı’nda Seleukos galip gelmiştir. Savaş sonrasında Troas Seleukos’un hâkimiyeti altına girmiştir. Ele geçen bir antlaşma yazıtına göre Parion, Seleukos kralı III. Antiokhos yönetimi altındayken M.Ö. 200’ lerde Lampsakos ile bir sınır savaşına girişmiştir. Bu belge Parion’un komşuları ile olan ilişkilerini ve sınır hareketlerini göstermesi açısından önemlidir.

Yaklaşık yüzyıl sonra Troas yeniden el değiştirmiştir. M.Ö. 190 yılında Romalılar ile Seleukos kralı III. Antiokhos arasındaki Magnesia Savaşı’nı Roma kazanmıştır. Savaştan iki yıl sonra M.Ö. 188 de yapılan Apameia Barışı sonrası Romalılar, kendi tarafında yer alan Pergamon Krallığı’nı ödüllendirmiş ve Batı Anadolu’nun yönetimi Pergamon Krallığı’na geçmiştir. Troas’ ın Pergamon Krallığı yönetiminde kaldığı bu süreç M.Ö 133’ te III. Attalos’ un ölümüyle son bulmuş ve III. Attalos vasiyeti ile krallığını Roma’ya bırakmıştır. Böylece Troas ve onun parçası olan Parion, Roma yönetimi altına girmiştir. I. Mithridates Savaşı sırasında M.Ö. 73’ te Parion ve komşusu Lampsakos, Mithridates kuvvetleri tarafından kısa bir süre zapt edilmiştir. Bu savaş sırasında Roma, Parion, Lampsakos, İlion ve Alexandria Troas kentlerine bağımsızlık vererek, Marmara Denizi’nde bir savunma hattı oluşturmak istemiştir. Yukarıda da bazı olaylar içinde anlatıldığı gibi Parion kentinin, stratejik kararlar verirken genelde doğru tercihler yaptığı görülmektedir. Tercihlerinin yanında kentin jeopolitik konumu onu sürekli önemli bir şehir haline getirmiştir. Kentin öneminin farkında olan Roma, Parion’u ilki Julius Caesar ya da Augustus Dönemi’nde, ikincisi de Hadrianus Dönemi’nde olmak üzere iki kere koloni kenti olarak ilan etmiştir. Kazı çalışmalarında bulunan sikkeler üzerindeki CGIP (Colonia Gemella Iulia Pariana) ve CGIHP (Colonia Gemella Iulia Hadriana Pariana) lejantları bunu doğrulamaktadır. Kentin Hadrianus Dönemi’nde ikinci kez elde ettiği statüden sonra mimari faaliyetlerinde hızlanma olduğu tahmin edilmektedir. Özellikle kentin en göze çarpan yapılarından biri olan ve M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen tiyatronun mimari bezemeleri ve kabartmaları bunu göstermektedir. Parion’un Bizans Dönemi’nde de önemini yitirmediği ve önemli bir piskoposluk merkezi olduğu kente gönderilen rahiplerden anlaşılmaktadır. Bu rahiplerden Eustathis, M.S. 312- 330’ da, Hesychius, M.S. 431’ de,  Thalassius’ da M.S. 451’ de Parion’da görev yapmıştır. Hristiyanlık Dönemi ile ilgili önemli bir ayrıntı da, Bizans İmparatoru Constantine Porphyrogennetos zamanında (M.S. 911-959) kentin başpiskoposluk merkezi olmasıdır.